Düşük Yapmak Nasıl Anlaşılır?

Düşük gebeliği tüm anne adaylarının korkulu rüyasıdır. Gebeliğin ilk dönemlerinde ya da son dönemlerinde meydana gelebilir. Düşük gebeliği belirtileri arasında erken dönemde karın krampları, sırt ağrısı, vajinal kanama, geç dönemde ise fetal hareketlerin durması, kasık ağrısı ve vajinal kanama yer alır.

Doktor kontrolünde yapılacak ultrasonografi, kan testleri ve diğer tetkiklerle düşük gebeliği teşhis edilebilir. Kan testleri ile gebelik hormonu HCG seviyesinin ölçülmesi ve progesteron düzeyinin gözlenmesi düşük gebeliği için kullanılan başlıca tanı yöntemlerindendir. Ultrasonografi ise düşük gebeliğinin teşhisi, gebeliğin hangi haftada olduğunun öğrenilmesi ve tedavi yöntemlerinin belirlenmesinde etkilidir.

Düşük Nedir?

Düşük, gebelik sürecinde fetüsün rahim içindeki yaşamını kaybetmesi ya da düşük gebeliğin sonlanmasıdır. Bu durum gebelik sürecinde herhangi bir zamanda meydana gelebilir, ancak genellikle gebeliğin ilk 20 haftası içinde görülür. Düşük, genellikle bebeğin gelişimindeki bir sorun nedeniyle veya gebeliği etkileyen bir faktörden kaynaklanır. Bu faktörler arasında enfeksiyonlar, hormon dengesizliği, genetik bozukluklar, yaş veya anormallikler yer alabilir. Düşük gebelikler, genellikle gebelerin yaklaşık %10’unda meydana gelir ve aslında gebeliklerin sık görülen bir durumudur.

Düşük Gebeliğin Belirtileri Nelerdir?

Düşük gebeliği, ne yazık ki pek çok kadının yaşadığı bir durumdur. Gebeliğin erken veya geç dönemlerinde meydana gelebilir. Erken dönemde bir düşük yaşanıyorsa genellikle hafif kanama, karın krampları ve sırt ağrısı gibi belirtiler meydana gelir. Aynı zamanda, bu dönemde düşük riski yüksek olan kadınlar genellikle genel halsizlik ve yorgunluk hissederler.

Geç dönemde bir düşük yaşanıyorsa, fetal hareketlerin durması, kasık ağrısı, vajinal kanama gibi belirtiler meydana gelebilir. Bu belirtiler, gebeliğin son aylarında ortaya çıkabilir ve ciddi bir sağlık sorununa işaret edebilir. Eğer bu belirtilerden herhangi biri meydana gelirse, hemen doktorunuza başvurmanız önemlidir.

Erken Dönem Belirtileri

Düşük gebeliği belirtileri, gebeliğin düşmesinden haberdar olmanızı sağlar. Gebeliğin ilk üç ayı içinde (trimester) düşük gebeliğin erken dönem belirtileri şunlardır:

  • Kanama: Yumurta, plasenta veya rahim ağzı açılırken kan fark edebilirsiniz.
  • Karın krampları: Rahminizde kramp hissi, sancı hissi veya rahim kasılmaları olabilir.
  • Sırt ağrısı: Bel veya sırt bölgesinde ağrı hissedebilirsiniz.

Bu belirtiler gebeliğinizin düşük riski taşıdığını gösterir ve doktorunuzla görüşmeniz gerektiğini belirterek, kesin bir teşhisi koyması için sizin bir ultrasona tabi tutmanız gerektiğini unutmayın.

Geç Dönem Belirtileri

Geç dönemde meydana gelen düşük gebeliği belirtileri, daha ciddi olabilir. Düşük gebeliğinin en önemli belirtilerinden biri fetal hareketlerin durmasıdır. Bebeğin hareketlerinde bir azalma veya hiç hareket olmaması, düşük gebelik belirtilerinden biridir. Ayrıca kasık ağrısı da geç dönem belirtileridir. Bu ağrı şiddetli veya hafif olabilir ve uzun sürebilir. Vajinal kanama da bir diğer belirtidir. Yalancı adet kanamasından farklı olarak kanama miktarı artabilir ve ağrıya eşlik edebilir. Bu belirtilerle karşılaşıldığında, derhal bir doktora başvurulması önerilir.

Düşük Nasıl Teşhis Edilir?

Düşük gebeliği teşhisi konulabilmesi için doktor kontrolü, ultrason veya kan testleri gibi yöntemler kullanılabilir. Doktor kontrolü sırasında, gebelik haftası, fetal kalp atışları ve rahimde herhangi bir anormallik olup olmadığı kontrol edilir. Ultrasonografi, rahim içindeki embriyoyu veya fetusu ve gebeliğin haftasını belirlemek için kullanılabilir. Kan testleri ise HCG seviyeleri ve progesteron düzeylerini ölçerek düşük gebeliğini doğrulayabilir veya reddedebilir. Teşhisi konulduktan sonra, doktorun önerisi doğrultusunda medikal veya cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilir.

Kan Testleri

Kan testleri, düşük gebeliğinin teşhisinde önemli bir yer tutar. Kan testleri sayesinde, gebeliğin sağlıklı olup olmadığı ve bebeğin canlılığı hakkında bilgi edinilir. Kan testleri ile ölçülen iki temel hormon HCG seviyeleri ve progesteron düzeyleridir.

HCG hormonu, gebelikte üretilen bir hormondur. Genellikle gebeliğin başlangıcından itibaren artar ve ilk üç ay içinde zirve yapar. Bir düşük gebeliği durumunda, HCG seviyeleri normalden daha düşük olacaktır.

Progesteron hormonu, gebelikte salgılanan diğer bir hormondur. Gebelik boyunca düşük progesteron düzeyleri, düşük gebeliğine yol açabilir. Kan testleri genellikle HCG seviyelerinin yanı sıra progesteron düzeylerini de ölçer.

Kan testleri, doktorun düşük gebeliği teşhis etmesine yardımcı olur ve gebeliklerin takibinde de kullanılır. Doktor, gebelik boyunca kan testleri talep edebilir. Gebelikte bu hormonların yüksekliği, bebeğin sağlıklı bir şekilde geliştiğinin bir göstergesi olabilir.

Ultrasonografi

Düşük gebeliği teşhis etmek ve gebeliğin hangi haftada olduğunu öğrenmek için ultrasonografi testi kullanılır. Ultrasonografi, yüksek frekanslı ses dalgaları kullanarak görüntüler oluşturur. Bu sayede, rahim içindeki gebeliğin yerini, büyüklüğünü ve sağlıklı olup olmadığını belirleyebilir. Ultrasonografi, gebeliğin kaç haftalık olduğunu da öğrenmek için kullanılır. Bu bilgi, doktorun düşük gebeliği teşhis etmek için gerekli olan diğer test ve prosedürleri belirlemesine yardımcı olur.

Ultrasonografi, non-invaziv bir testtir, yani cildin altında hiçbir alet veya iğne kullanılmaz. Genellikle rahim içindeki gebeliği teşhis etmek için transvajinal ultrasonografi kullanılır. Bu prosedür, rahim içine ince bir prob yerleştirmeyi içerir. Ultrasonografi testi sırasında, genellikle görüntüler monitörde görüntülenir ve doktor size rahminizin içindeki gebeliğin durumu hakkında bilgi verir.

Düşük Gebeliğin Tedavisi

Düşük gebeliği tedavisi, gebeliğin kaç haftalık olduğuna ve semptomların şiddetine bağlı olarak değişebilir. Medikal tedavi, düşük gebeliğinin doğal olarak sonlanması veya düşüğün tamamlanması için ilaç kullanımını içerir. Cerrahi tedavi, gebeliğin tamamen sonlandırılması için kullanılır. Cerrahi yöntemler arasında vakum aspirasyonu, dilatasyon ve kürretaj yer alır. Bu işlem, rahim içindeki embriyoyu veya fetüsü çıkarmak için yapılan bir kürtajdır. Tedavi sürecinde dinlenme, yatak istirahati önerilir ve herhangi bir enfeksiyonun önlenmesi için antibiyotik kullanımı önerilebilir. Uzun vadede, düşük gebeliği yaşayan kadınlara ruhsal yardım da sağlanır ve yeniden gebe kalıp kalamayacaklarına dair tavsiyeler verilir.

Medikal Tedavi

Düşük gebeliği tedavisinde medikal yöntemler de kullanılabiliyor. Bu tedavi yöntemi, gebeliğin çok erken dönemlerinde gerçekleşen düşüklerde tercih ediliyor. Medikal tedavi, hormon desteği sağlayarak düşükü engelleme amacı taşıyor. Bu yöntemde, progesteron hormonu takviyesi yapılır ve gebeliğin devamı desteklenir. Medikal tedavi ile başarılı sonuçlar elde edilebiliyor ve doğal yollarla düşük gerçekleşmesinin önlenmesi mümkün oluyor. Ancak bu tedavinin her zaman işe yarayacağı garantisi yoktur ve bazı durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Doktorun uygun gördüğü gibi medikal tedavi yöntemi uygulanabilir.

Cerrahi Tedavi

Düşük gebeliğinin bazı durumlarında, cerrahi müdahale gerekli olabilir. Cerrahi tedavi, düşük gebeliğinin nedenini belirleyen ve rahimdeki herhangi bir sorun veya anormalliği ortadan kaldırmaya yönelik bir dizi prosedürdür.

Bunlar arasında:

  • Dilation ve Küretaj (D&C): Rahim boşluğuna yapılan küçük bir cerrahi işlemle uterusun iç tabakasının çıkarılmasıdır. Bu işlem genellikle uygulandıktan sonra hastaya bir süre sonra antibiyotik verilir.
  • Molar gebeliğin çıkarılması: Mol gebelik, bazal hücre dediğimiz özel bir plasental yapıya sahip olan bir tür düşük gebeliğidir. Tekrarlama oranları %20 saate kadar yüksek olabilir. Bu durumda, hemen ameliyat gerektirir.
  • Histeroskopi: Histeroskopi, bir cerrahın küçük bir kamerayı uterus içine yerleştirdiği ve orada herhangi bir sorunu çözebilmesini sağlayan bir prosedürdür.

Cerrahi tedavi seçenekleri, kişinin gebelik haftası, rahim yapısı, hastayla ilgili diğer tıbbi geçmiş faktörleri ve doktorun önerilerine bağlı olarak değişebilir.

Düşük Gebeliği Önleme Yöntemleri

Düşük gebeliği, birçok kadının karşılaşabileceği bir durumdur. Ancak, düşük gebeliği yaşama riskini azaltmak için bazı önlemler alınabilir. İşte, düşük gebeliği önleme yöntemleri:

  • Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek: Dengeli beslenmek, alkol, sigara ve uyuşturucudan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak.
  • Prenatal vitaminler almak: Hamile kalmadan önce ve hamilelik süresince, prenatal vitaminler almak, anne ve bebek sağlığı için faydalıdır.
  • Stresten uzak durmak: Stres, hamilelikte düşük riskini artırabilir. Bu nedenle, hamilelik sürecinde stresten mümkün olduğunca uzak durmak önemlidir.
  • Tedavi edilmemiş enfeksiyonlardan kaçınmak: Tedavi edilmemiş enfeksiyonlar, düşük gebeliği riskini artırabilir. Bu nedenle, enfeksiyonlardan korunmak için hijyen kurallarına uymak gereklidir.
  • Bazı ilaçlardan uzak durmak: Bazı ilaçlar, hamilelikte düşük riskini artırabilir. Bu nedenle, hamile kalmadan önce doktorunuza danışarak ilaç kullanmak önemlidir.

Bunlar, düşük gebeliği önleme yöntemleri arasında en önemlileri arasındadır. Ancak, her hamile kadın için öneriler farklılık gösterebilir. Bu nedenle, düzenli doktor kontrolü yapmak ve doktorunuzun tavsiyelerine uymak, düşük gebeliği riskini azaltmak için en iyi yol olacaktır.

Yorum yapın